Başka bir otobüs yolculuğu...Hayatıma kaldığım yerden devam etmek için.Verilen mola fazlasuyla farklı gelebiliyor insana.Zor kapanan yaralarımıza bakarak,tek kulağımızda müzik ve arka arka gidiyorum cam kenarında.Yazmak o derece zor geliyor ayrıca.Ama yapacak daha güzel bir şeyim olmadığı kanısındayım.Bir ihanet havasına bürünüp otobüsteki güzel kadınlarla elektriksel bağlantılar kurmak istemiyorum.Otobüsten inince pişman oluyorum bir süre.Herhangi bir toprak parçası bulup enerjimi aktarmam gerekiyor.Ki çoğu erkek küvet fayanslarında gerçekleştiriyor bunu.Kadınlar da.
Bundan sonrası daha karmaşık.Direksiyonu bırakıp hava atarcasına sürüyorum hayatımı.İnsanlara gösterircesine.Biraz da düşme korkusuyla.Bir elimle el sallıyor diğeriyle müstehcen hareketler yapıoyorum.Herkes salladığım eli üzerine alınıyor.Böyle olmasını inanın istemezdim ama diğer hareketleriminde muhatapları hiçte az değil.
Zamanla alakalı bir şeylerde yazmak isterdim.Hemen nasıl geçtiğine ve kısalığına dair.Ama vazgeçtim.Bu yazıyı okurken başlama ve bitiş saati arasındaki farkı görebilseniz vakit dar diyip okuduğunuza pişman olur neden böyle şeylerle uğraşıyorum diye üzersiniz kendinizi.Ben bile üzüldüm sizin adınıza.Neyse yazmak yeterince zor bir de kendimi zorlamak istemiyorum yazayım diye.
Devamı siz ölmeden önce.Görüşmek üzere.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder