Balkondayım.Altımda yine anacığımın kendi elleriyle yaptığı fi tarihinden kalma ki bu 82 kışı ya da yazına bile dayanabilir minderin üstünde oturuyorum.Önümde duvar duvarın üstünde de demir parmaklıklar var.Aralarından dolunay göz kırpıyor fazla güneş ışığına maruz kalmaktan sararmış solmuş bir halde.Lamba sönük.Alt kattaki komşunun iftara gelen misafirleri sepetleyip evdeki karışıklığı düzeltmeden önceki sigara çekişlerini dinliyorum.Ve fark ettirmiyorum yukarıda olduğumu.Farketse perdelerine zarar verirde yine balkonda içmez.Burası kayseri.Biliyorum.
Kendime dönüyorum sonra.İçimdeki sivil savaşa.Çoğundan gazi çıkıyorum ve cennet garanti olsa da korkuyorum şehit olmaktan.Gözlerimi açıyorum sonra.Annemin ayakları yanıbaşımda.Geri kapatıyorum.Evet cennetteyim.Sağol tanrım diyorum biliyordum.
Sonra muhabbete başlıyoruz kendisiyle.Bu fenerin hali ne olacak tanrım diyorum.Gülüyor.Dua mı etmeliyim istediklerim için yoksa yüzüne mi söylemeliyim yüzsüzlük edercesine.Sen diyor ve de senin gibiler benim falsolu kullarımsınız.Susuyoruz sonra.Bu ne demek?Bilmiyorum.
Sonra bir sivrisinek yaklaşıyor inceden saz havasında.Ve izin veriyorum kulağımdan içeri girmesine.Gözlerimi açıyorum.Sadece çok şükür tanrım diyebiliyorum.İçimdeki sivil savaş bitiyor.Ve ben artık düşünmüyorum.Hiçbir şeyi.
Kafamı kaldırıyorum.Annemin ayakları.Cennetteyim.Biliyorum.
27 Ağustos 2010 Cuma
23 Ağustos 2010 Pazartesi
Beyinden ruh üzerine yolculuk sonrası jetlag
Masanın başında kültablası ki içinde muhtemelen hiç sigara söndürülmemiştir,boy en olarak sayamayacağım ama anneciğimin el emeği göz nuru ördüğü dantela ve isveçlilerin ikeası varsa bizim de istikbalimiz var diye meydan okuyacağım sandalyemle baş başayım.
Başıma gelenleri düşünüyorum.Bir su almaya kalkıyorum sonra.Özlüyorum bazen.Bazense unutmak istiyorum.Sinirleniyorum ama sonra affediyor yatışıyorum.Kanatlarım iniyor bildiğin.
Gözbebeklerini dudaklarımda eskittiğim tanımadığım kadınların adlarını hatırlıyor,soyadlarını unutuyorum.Ki birine aşık olduğumu bile düşünüyordum.Hesseyi daha önce tanısaydım o en güzel şarkıları bestelerdim o soyada ve dans ederdim adı ve adımın falez kenarında bağırdıktan sonra gelen yankısıyla;Lara'da.
Katastrof lafını bir ekonomi terimi olarak ve bir kadının yağlı vücuduna yakıştırma olarak kullanan insanları hatırlıyorum sonra,gülüyorum şimdi burada.Ve kalkıp davay davay dansını yapmak istiyorum Malinki Malinki eşliğinde.
Sonra hayatın kısalığından,her şeyin gelip geçici olmasından bahsedecek oluyorum.Gözlerim doluyor ama sonra insanın hiçbir şeyle yetinmeyeceğini bildiğimi hatırlıyor önce sinirlenip sonra yatışıyorum acıyarak insanoğluna ve acıtarak günlerdir uyumayan gözlerimi.
Ve önümü döndüğümde gerçekleşmiş hayaller bütünü görüyorum.Mutlu oluyorum bir an.Ama bütünde eksik olan bir şeylerin olması sinirlendiriyor beni.Ne onlar bilmiyorum.Belki öpmeyişidir tanıdığım bir çok kadının yanağım yerine gözbebeklerimden belkide utancıdır içimdeki yaban insanının yaptıklarıma nispeten.Yaşam gösterecek bunu anarşik yaşarken kapital olmanın verdiği hazla belki de.
Ve ben kim bilir bırakırım ardımda okuduğum,okumadığım kitaplarımın sayfa aralarında sevdiğim ve sevmediğim ama sevmeyi denediğim insanları,Bir erdemin yok edilişi değildir bu zira,çünkü der Baudrillard kitap okuyan insanların erdemli olmaya çalışan erdemsiz insanlar olduğunu.Belki de kendisi yazdığı için böyle demiştir.Kimbilir.
Vakit daraldı.Ben sıkışıp kaldım içinde.Örgünün ipleri iz yaparken dirseğimde dilim parçalıyordu çaresiz kendini çürümüş dişimin içerisinde.Ve ruhum parçalamadan kendisini çürüyen bedenimde öpülmemiş gözlerimi öpmeye gidiyorum sessizce.
İyi geceler.Gözlerinizden öpüyorum.
Başıma gelenleri düşünüyorum.Bir su almaya kalkıyorum sonra.Özlüyorum bazen.Bazense unutmak istiyorum.Sinirleniyorum ama sonra affediyor yatışıyorum.Kanatlarım iniyor bildiğin.
Gözbebeklerini dudaklarımda eskittiğim tanımadığım kadınların adlarını hatırlıyor,soyadlarını unutuyorum.Ki birine aşık olduğumu bile düşünüyordum.Hesseyi daha önce tanısaydım o en güzel şarkıları bestelerdim o soyada ve dans ederdim adı ve adımın falez kenarında bağırdıktan sonra gelen yankısıyla;Lara'da.
Katastrof lafını bir ekonomi terimi olarak ve bir kadının yağlı vücuduna yakıştırma olarak kullanan insanları hatırlıyorum sonra,gülüyorum şimdi burada.Ve kalkıp davay davay dansını yapmak istiyorum Malinki Malinki eşliğinde.
Sonra hayatın kısalığından,her şeyin gelip geçici olmasından bahsedecek oluyorum.Gözlerim doluyor ama sonra insanın hiçbir şeyle yetinmeyeceğini bildiğimi hatırlıyor önce sinirlenip sonra yatışıyorum acıyarak insanoğluna ve acıtarak günlerdir uyumayan gözlerimi.
Ve önümü döndüğümde gerçekleşmiş hayaller bütünü görüyorum.Mutlu oluyorum bir an.Ama bütünde eksik olan bir şeylerin olması sinirlendiriyor beni.Ne onlar bilmiyorum.Belki öpmeyişidir tanıdığım bir çok kadının yanağım yerine gözbebeklerimden belkide utancıdır içimdeki yaban insanının yaptıklarıma nispeten.Yaşam gösterecek bunu anarşik yaşarken kapital olmanın verdiği hazla belki de.
Ve ben kim bilir bırakırım ardımda okuduğum,okumadığım kitaplarımın sayfa aralarında sevdiğim ve sevmediğim ama sevmeyi denediğim insanları,Bir erdemin yok edilişi değildir bu zira,çünkü der Baudrillard kitap okuyan insanların erdemli olmaya çalışan erdemsiz insanlar olduğunu.Belki de kendisi yazdığı için böyle demiştir.Kimbilir.
Vakit daraldı.Ben sıkışıp kaldım içinde.Örgünün ipleri iz yaparken dirseğimde dilim parçalıyordu çaresiz kendini çürümüş dişimin içerisinde.Ve ruhum parçalamadan kendisini çürüyen bedenimde öpülmemiş gözlerimi öpmeye gidiyorum sessizce.
İyi geceler.Gözlerinizden öpüyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

