7 Mayıs 2010 Cuma

Ölebilememek

Kollarında ağır çantası vardı.Tek koluyla taşıyordu ama sol elinin ağırlığını da sağ eline vermişti.Sol ayak başparmağının çorap içinde kanadığını bilerek ama daha çok üstüne basarak yürüyordu.Kütüphanenin önünde durdu.Bir an kararsız kaldı.Nereye gitseydi.Köpek nerede yoksa oraya gitt.İlerledi.Susamıştı.Köpekler için kesilmiş ama genelde kedilerin kullandığı şu şişesinin içine konan suyu dipledi.Tadı çimen ya da bok kokuyordu.Tezek daha uygun olabilir.Geri döndü.Cebini yokladı.Önce anahtarı sonra cüzdanı sonra bozuklukları.Cüzdanı hiç para aracı olarak kullanmadı.Kartları,nüfus cüzdanı vardı birde pasosu.Kantine yöneldi.Çantayı sol eline aldı.Bu sefer sağ eli destek vermiyordu.Merdivenleri indi.Şeklini ve neden yapıldığını bilmediği şeyi inceledi.Çıktı.Kantinden 1 çay,0 şeker ve halley aldı.Çantayı çay kokan masaya koydu.Bir yudum çekti dili yandı.Su iyi kaynamamıştı.Acılığıda vardı.Esnedi.Gözlerindeki çapakları sildi ister istemez.Halleyini açtı.Hemen bitmesin diye çaydan büyük yudumlar halleyden küçük ısırıklar aldı.Bitirdi.Televizyonda gereğinden fazla akılsızca olan akıllı tv vardı.Tek başına tavla oynamayı düşündü.Tek başına satranç oynamaktan iyiydi zira.Kendince kurallar üretiyordu.Hep beyaz kazanıyordu.
Saate baktı.11:45.Tekrar içeri girdi.Su aldı.Geri döndü.Köpekler için kesilmiş ama kedilerin su içtiği şişeye geri doldurdu aldığı suyu.Telefonuna baktı.11:49.Çantasını yere koydu.Götünde yani pantolonun götünde iz bırakan banklardan birine oturdu.Telefonuna kulaklığını taktı.Tekini.Beni Tarihle Yargıla'yı dinlemeye başladı.Dinledi.Bir kere daha dinledi.11:55.İşemek istedi.Kalktı.Bankamatiklerin oraya gitti.Akbankın arkasına.Fermuarını açtı.İşedi.Son damlasına kadar.11:57.Hava bulutluydu ve yağmur atıştırıyordu.Atatürk büstüne yürüdü.Yağmur yağdığında gözleri yaşlanan büstün önüne.11:58.Çantayı kaldırdı.Koydu.Açık unuttuğu fermuarını kapadı.Pantolonunun.Sonra fermuarı açtı.Çantanın.İçindeki uzun,soğuk metali kaldırdı.Gez,göz,arpacık baktı.Ters çevirdi.Namlu alnındaydı.Ağzına mı götürseydi bilemedi.Yoksa çenesi mi.Olmazdı.Alnının çatı olacaktı.En güzeli.11:59:36.Yağmur hızlandı.Etrafta tüm Hisarüstü köpekleri.Elveda demeye gelmişlerdi.Hala düşünüyordu.Hala sorguluyor.Ve artık kör kurşuna emanet ediyordu düşüncelerini.Asırlık tüfek teklemeden çalışmıştı.Her şey bitmişti.Yahut yeni mi başlıyordu?Bilemedi.12:00:00.Elveda Dünya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder