Selamlar eski dostlarım.Özledim ulan çoğunuzu.Ama sadece anam hatırlıyor beni sanırım boşuna dememişler ağlarsa anam ağlar diye.Halbuki bu dünyada bir iz bırakmak için yaşamıyormuyduk biz hepimiz.Ben başaramadım sanırım bunu.Nasıl öldüğümü bile hatırlamıyorum zira.Bunları düşündükçe hüzünleniyorum.Boş bıraktığım sadece 173cm-72kglık bir alan en ve boy açısından.Üzerinde seni unutmayacağız kalbimizdesin anlamına gelen kırmızı güller.Birde cenaze günü yanaklarımı ıslatan gözyaşlarınız.Bazen uçmayı bırakıp gidiyorum bedenimin yanına.Yüz ifadesine bakıyorum.Okşuyorum bazen de.Çok rahatsız duruyor halinden.Kıyamıyorum zira o öyle durdukça zira tek aynam o benim çünkü artık cam aynalara bakınca kendimi göremiyorum.En çokta bu koyuyor sanırım.Hayır narsist değilim.Ama ne bileyim.Her insan sevmez mi kendisini birazcık.Ben artık sevemiyorum.Yüzümde cüzam var gibi kaçıyorum aynalardan.Kendimi görememe korkusundan.Bir 35 yaş şiiri gibi…
Neyse acıtasyon yapıp moralinizi bozmayayım şimdi.Hem böyle içerleyince Azrail yine ruhani ruhani laflar ediyor anlamayınca sinirleniyorum.Hayır öldürecek yine diye korkuyorum.Ama yok öyle bişe sanırım.Benimkisi sadece bi ölüm korkusu alışkanlığından ileri gelen bi içgüdü diyelim.
Bu arada bi zebaniyle tanıştım.Beni çok sevdi.O da dünyadaymış daha önce sonra bakmışlar eleman iyi aslında ama günahı çok gel demişler seni zebani yapalım.En azından yanmazsın ama ebedi cehennemde kalırsın.Bana da baktı dosyam kabarık.Terazi diplerde.E zebani kontenjanında da açık varmış.Bugüne bugün işletmeyi bitiremeden ölsem de advanced İngilizcem pre inter Almancam ve beginner Rusçam olduktan sonra benden ala CVsi olan biri de yok koca cehennemde.Sanırım işe aldırıcak beni.Sağolsun.Yalnız sizinle mektuplaştığımı söylediğimde bana bir not verdi.Bunu size yazayım diye.Bende malum ekmek derdi yayınlayayım dedim.
‘’Hee buradan tüm akrabalarıma sevdiklerime sevmediklerime beni hep seven karım Şaziyeye ve karı pazarlayan oğlum alaaddine pazarladığı karısı iffete ve diğer pazarladığı kızım fadiğe buradan selam ediyorum.Ben iyiyim sizler de iyisinizdir hoşsunuzdur inşallah.Orda iş tutamadım kahveden çıkmadım ama burada zebani oldum.Bide karı bulaydım kendime iyiydi.Şaziye öl gel gari dayanamıyom.Ya da oğlana söyle köyden bi karı bulup öldürsün,Sütlü Nuriye olursa iyi olur.Adım oğlancıya çıkacak burada.Neyse zaten başkasının sayfasına yazıyom bide uzatmayayım sözü.Oğlum alaaddin günahkarsın anladık ama Cuma namazlarını kaçırma evladım.Benim sütlü Nuriye mevzusunu da unutma hepinizin gözlerinizden öperim.Reisiniz saygıdeğer zebani Namık.’’
Çok kafa adamdır kendisi ama özeliydi yukarıdaki paragraf keşke okumasaydınız.Neyse artık adam ölü olunca ölünün arkasından konuşulmaz yasasına binaen söylüyor ağzına geleni.Ben de öyle yapardım ama prensiplerime ters.
Yazacak çok bir şeyim de yok.İşe başlamak isteyip yolumu bulmaya çalışıcam ben de.Bir de hurim vardı ya.Onunla buluştuk geçen gün.Azrail sağolsun ayarladı bir şekilde.Griden gözleri var.Kocaman.Kıvırcık sarı saçları da var.Bir de kanatları.O narin bedenine sarıp otururken beni bekleyişi bir kez daha aşık ettirdi beni ona.Ama geçemedim onun olduğu tarafa.Tıpkı propagandadaki Rafet el roman la meltem cumbulun sınırda görmeleri gibiydi birbirlerini yaşadığımız.Bir aşkın tarihi atılmıştı Cennetle Cehennem arasındaki o küçük ama derin çizgide.Ve bu aşkın mührü karşı tarafa geçmek istediğimde zebanilerin kafamda patlattıkları şişelerdi rüşvet olarak dünyadan getirdiğim magnum+kolanın bitmesiyle beraber.
Başım hala ağrıyor ve ben sizi değil onu düşünüyorum.Kendinize nasıl baktığınız önemli değil.Ama hayat her yerde yeterince güzel insan yaşamasını bildikten sonra.Kiminizi öpmekten tiksinsem de lafın gelişi yazıyorum.Öpüldünüz…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder